Bedri Rahmi Eyüpoğlu bin dokuz yüz yetmişli yıllarda kaleme aldığı ‘’TEZEK’’ (1975 Bilgi Yayınevi) adlı kitabının ‘’Merhaba Yeşil’’ başlığı altında, Cumhuriyetin önemli hastanelerinden biri olan Kirazlıyayla Senatoryumuna giden bozuk yolu görünce, bu memleketin aşılması gereken sorunlarını; ‘’biri okul, diğeri yol’’ şeklinde ifade etmiştir. Aradan geçen yarım yüzyılda ‘’yol’’ neredeyse sorun olmaktan çıkmış ama ‘’okul’’ halen bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.
‘’Okul’’ diye adlandırılan sorunun, o günlerden bugünlere geçen zaman içinde bina ile bir ilişkisi kalmamıştır. Ülkede büyük ölçüde okul binası sorunu çözülmüştür. Hatta köy okulları ile hesapsız kitapsız dağ başlarına yapılan Yatılı İlköğretim Bölge Okullarının devasa binaları çürümeye yüz tutmuş, hatta çürümüştür...
O yıllarda okul binası sorunu varken, içindeki eğitim kaliteliydi. Bizimkisi biraz da ‘’At buldum meydan yok, meydan buldum at yok!’’ söz öbeğini anımsatıyor.
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Amerikan başkanlarından Barack Obama’nın anasınıfı kayıtlarında ‘’İleride Amerikan Başkanı olabilir’’ yazıldığı bilgisine ulaşıldığı belirtilerek, bu vesile ile çoğu insanımız, Amerikan eğitim sistemine övgüler düzme gayreti içine girmişti.
Dünyanın bir diğer ucundaki hiçbir işimize yaramayan bilgileri bir şekilde öğreniriz de kuram ve uygulaması ile tamamen bize has bir eğitim sistemi olan Köy Enstitülerinden mezun olan eğitmenlerimizin ve öğretmenlerimizin, Amerikan başkanı Barack Obama’nın anasınıfı öğretmeninden çok daha donanımlı, çok daha öngörülü olduklarını bilmez veya görmezden geliriz. Hatta UNESKO tarafından, gelişmekte olan ülkelere kalkınma modeli olarak önerildiğini öğrendiğimizde, önce inanmak istemeyiz ve sonra da biraz argo bir ifadeyle; ‘’Atma be Recep, din kardeşiyiz’’ demekten kendimizi alamayız…
Öğretmenlik yaptığım Orta Karadeniz’in bazı köylerinde ‘’Köy tosunundan boğa olmaz!’’ söyleminden kurtularak, yıllar önce keşfettiğimiz ve on yıla yakın da başarıyla uyguladığımız, yokluk içinde varlık yaratan, üretim ayağı olan çağdaş bir eğitim yoluna evrilemezsek; yurdunu sevmeyen, iş beğenmeyen, oda dolusu oyuncağına rağmen mutlu olamayan çocukları ve onların ebeveynlerini yetiştiren ‘’okul’’ sorununu daha çok konuşmaya, yazmaya devam ederiz…
Salih KOÇ
28 Ocak 2024/ B.Çekmece-İst.
FACEBOOK YORUMLAR